Takip Et:

Ülke Gündeminden, Paris’te Çin Lokantasına

Leros’un devam yazısı çoktan yazıldı, yayımlanmayı bekliyor.
Bekliyor çünkü uzun zamandır Türkiye’nin ve dünyanın gündemi; bana “yeme,içme ve gezme” yazdırmaya utandırıyor. Bir de uzaktan bakayım, belki çok içinde olunca biz abartıyoruzdur (bundan 5 sene önce yurtdışında yaşarken herşey daha bir toz pembe gözüküyordu) diyordum, ancak maalesef şu anda bulunduğum Paris’ten de görünüş aynı! Hatta daha kötü, çünkü burada gazetecilerin kimseden korkusu da yok, yazıyorlar. 5 sene önce bayıldıkları politikacının geldiği noktayı şakır şakır yazıyorlar. Dış politikamızı geçtim, içte durum iyice içler acısı. Yol, alışveriş merkezi, köprü, gökdelen, enerji santrali yapmaya doyamadılar. Nerede, ağaç ya da renk diyeyim daha doğru olur, griden farklı bir renk gördüklerinde yıkmaya meraklılar. Yeşil mi gördün, salla baltayı kes ağacı, mavi mi var dök molozu gri olsun. Ne olacak peki bundan sonrası? Allah sonumuzu hayretsin…
Bu kadar şikayet ettikten sonra nasıl toparlayacağım da restoran yazacağım çok merak ediyorum.
Bütün bu sorunlara uzaklaşınca ne oluyor size söyleyeyim, şu an Paris’te gördüğüm her güzelliğe, bizim de böyle olabilirdi, diye gıptayla bakıyorum. Aktarma sırasında Münih havaalanında Dallmayr’da 1,5 saat oturmak bile size keyif veriyor. “İtiş kakış ve karmaşadan, çarpıp dik dik bakanlardan, saygısızlık yapanlardan uzaktayım, oh be!” diye.
Havaalanında otururken böyle keyiflenince, Paris’te çok güzel bir çin lokantasında geldiğim hali siz düşünün. Diep Restaurant (55, rue Pierre Charron, 75008 www.diep.fr), Champs Elysees’nin çok yakınında, bu kadar popüler olacağı bence öngörülmeden yapılmış, klasik ve çok lüks olmayan bir lokanta. Servis takımları çok zevkli ve orijinal; dekorasyon; basık tavan ve duvarlarda koyu renk kullanılmasına rağmen boğucudan ziyade sıcak bir atmosfer yakalamış.

20130907-084311.jpg

20130907-084437.jpg

20130907-084453.jpg

Masanın boş olduğuna bakmayın, 2 dakika sonra doldu. Tuğrul, iş toplantılarında Paris’e gittiğinde haftaiçi akşam gelirmiş buraya, o zaman cuma akşamı yoğunluğu olmuyormuş. Son dakika aramamıza rağmen yer bulduk, siz de şansınızı deneyin. Menü elimize geçer geçmez, kolaya kaçtık ve set menü A’yı söyledik. İlk başta göze az gözüküyor, ama hızlı servisle soluklanmadan yiyince, benim gibi son noktada tıkanıyorsunuz ve yeşil çay kurtarıcınız oluyor.
İlk olarak haşlanmış dimsumlarla başlıyorsunuz, karides ve tavuklu dim sum çeşitleri inanılmaz lezzetli, acaba bir daha sadece dim sum için mi gelsem dedirtiyor.

20130907-085344.jpg

Ardından “petits croissants frites” var. Kızarmış kruasan mı, nası yaa derken, kızarmış küçük börekleri görünce anlıyorum ne olduğunu. İnanılmaz çıtır çıtır, hiç yağ çekmemiş ve çok lezzetli. Biraz daha mı söylesek dedirtiyor bu da.

20130907-085633.jpg

Başrol kahramanımız ördek var şimdi de. Yarım ördek, 2 kişi için yetiyor, gerçi derisini pancakelere sarıp yediğiniz bölümün tadı damağınızda kalıyor ama sonra etini zencefille sote edip yanında noodle ile getirdiklerinde yetmiş olduğunu anlıyorsunuz. Bu arada çin lokantalarında hep sorun olan msg (mono sodyum glutamat) burada yok, hatta yemekler tuzsuz bile diyebilirim. Msg sayesinde yerken inanılmaz lezzetli olan yemekler daha sonrasında inanılmaz bir su içme isteği ve baş ağrısı ( bana özel galiba ağzımda yara da yapıyor) oluşmasına sebep oluyor, hazım sorunları da cabası ( İstanbul’da Pf. Changs’de tüm belirtiler oluşmasına rağmen msg yok diyorlar, artık günahları boyunlarına). Diep’te ise çatlama noktasına gelmem dışında hiçbir sıkıntı yok. Hatta hoisin sosu tattığınızda, şişede satılanların keskin tadından oldukça farklı hafif tatlı ve mayhoşluk burası farklı dedirtiyor. Ördek derileri kıtır kıtır olsa muhteşem olacakmış. Ama yine de çok lezzetli, pancakeler de çok küçük elde yapılmış, tuzsuz olması hoisin’i çok güzel dengeliyor.

20130907-090642.jpg

20130907-090547.jpg

Ördek etleri ise, inanılmaz yumuşacık, soya sosu ve zencefille sote edilmiş. Yoğun tatların yanında erişte yine tuzsuz. Dolayısıyla beraber yediğinizde denge muhteşem.

20130907-090856.jpg

Ben 2 çatal aldıktan sonra beyaz bayrak sallıyorum. Hepsi çok güzeldi ama yorucu bir seyahatin üstüne fazla geldi. Şarap da fazla gelir diye düşünüyordum ama o kadar güzel bir seçim yaptı ki, yemekle uyumu inanılmazdı. O kadar yorgunluğa rağmen mayıştırmak yerine keyfimizi arttırdı.

20130907-091304.jpg

Çin restoranlarının en muhteşem tarafı sonrasında şirin çaydanlıkta gelen yeşil çay veya yasemin çayı (Tuğrul nane tercih etti). Sanki yemeğin tüm yağlarını, ağırlığını vücudunuzdan silip atıp, nötralize ediyor. Keşke bizim ülkeye de bir yeşil çay detoksu olsa…

20130907-091610.jpg