Takip Et:

Oldum renga rengarenk

Haftalik kulturel gastronomi turlarinda bu hafta da tarihi yarimadayiz! Husper’le uzun brain stormingler sonunda Kariye’ye gitmeye karar verdik. Ancak Kariye nerde?

Ahh google map tam naz yapacak zamani buldun! Ama olsun demokraside careler tukenmez. Bir turlu kullanmak nasip olmayan (ya da yigitlige b.k surdurmemek adina diyelim) Tom Tom imdadimiza yetisti. Istanbul yollari ne kadar update edilebilirki diye kafamda soru isaretleri vardi ama neyseki 10 dakikada goturdu bizi Kariye Muzesinin kapisina kadar.

Boylece ben de ilk kez Edirnekapi’ya gitmis oldum. Gerci o kadar cok gps’e konsantre olmustum ki, muhtemelen bir daha bulamayabilirim.

Otopark melekleri yine imdadimiza yetistiler, kolayca park yeri bulduk. 35 derece sicaklik da tam bastirmadan Kariye bahcesine ulasabildik. Erken saatlerde gidin cunku maaslesef muzenin ici pek serin degil.

Ilk izlenimlerimi vermek istiyorum. Etraf cok duzenli, hafif bir tiyatro sahnesi gibi. Muhtemelen bir sokak asagisi oldukca farkli bir goruntude ama olsun bu da birseydir.

Etrafta tabiki souvenirciler var, ama sunun sempatikligine bakar misiniz? Orientalist bir tablo gibi =)

Muzenin giris ucreti 15tl ama Muze Kart diye birsey cikartmislar, 20tl veriyorsunuz kimliginizle birlikte. Aninda fotografli Muze Kart’a sahip oluyorsunuz. Boylece tum TC Kultur ve Turizm Bakanligi’na bagli muzelere 1 sene boyunca ucretsiz olarak girebiliyorsunuz. Aldik tabi hemen. Ilk gerci sasirdik, bu muzelerin surekli olarak bakim, personel ihtiyaci oluyor, bu sekilde gelirini kismak mantikli birsey mi diye? Ama bu kadar da pembe,saf bakmamak gerekiyor tabi. Oncelikle ziyarete gelen yerli turist yuzdesini dusunduk (Kariye’de tektik), asil kazanc yabanci turistlerden, zaten onlar da kart cikaramiyor. Sart TC vatandasi olmak. Dolayisiyla Muze Kart’in asil amaci insanlarimizi muze gezmeye, gormeye tesvik etmek. Umariz diyoruz. Hatta insallah Londra’daki gibi ucretsiz muzeleri de goruruz gunun birinde, dolup tasan insanlardan.

Gelelim Kariye Muzesine (aka. Chora Church) 6. yuzyilda kilise olarak insa edilen Chora surlarin disinda kaldigi icin ayni anlama gelen isim verilmis. Anlasildigi uzere kucuk bir koy kilisesiymis. Zaten disardan bakinca icine girince goruceklerinize pek hazirlikli olamiyorsunuz. Bu kilisenin en meshur ozelligi fresk ve mozaikleri. Ravenna-Italya’daki mozaiklerle kiyaslanmaktaymis sanat dunyasinda. Istanbul’un fethinden sonra bir sure daha kilise olarak kullanilmis. Ancak surlar genisledikce ve sehrin icine girince camii’ye cevirmek farz olmus. Tabi hemen fresk ve mozaikler siva ve tahta panolarla ortulmus. Mihrap ve minare eklenmis. Bu minare de 20. yuzyilin basinaki bir depremde yikilip kubbe’nin ve dolayisiyla, o bolumdeki mozaiklerin zarar gormesine sebep olmus. 1948 yilinda dunyanin 4 bir yanindan Bizans uzmanlari gelip restore edip 1958 yilinda Kariye Muzesi adi altinda ziyarete acilmis.

Bu kadar genel bilgi yeter, biraz fotograf gorun..

Iceride fotograf cekmek yasak degil, bir tek no flash & tripod. Tripod’un yasak olma sebebi de profesyonel cekimin izinsiz yapilmasini engellemek. Monopod’la cekim yapabiliyorsunuz. Acikcasi buraya resim koymaktan pek memnun degilim, isterim ki gidin gorun. Bunlar fresklerin ufak bir bolumu, cunku resmen duvarlar bir adet cizgi roman. Sirasini dogru takip edebilirseniz oldukca aciklayici olabiliyor. Agirlikli olarak Meryem’e adanmis bir kilise. Onun hayatindan kesitlere rastliyorsunuz. Dogumu, olumunden kilisenin ona yun vermesi gibi gunluk durumlar da var.

Freskler de cok etkileyici ancak mozaik bana daha bir deli isi gibi geliyor. Renga rengarenk minicik mozaikleri tek tek yapistirarak neredeyse mukkemmel tablolar elde etmek..

Sizi yani oyle bir noktaya getiriyorlar ki tamam diyosunuz duvarlari anladim. Peki kubbelere nasil yapiyorlar!

Sadece insan portreleriyle de sinirli degil, her turlu konuyu mozaiklerle anlatmislar.

Mesela burada vali gozetiminde yapilan nufus sayiminin anlatimini goruyoruz. Tabi nufus sayimi denilince oyle kadin-erkek-cocuk akliniza gelmesin. Cunku nufus = vergi verenler.

Biz bir kitapcik aldik gezmeye baslamadan once. Oyle fazla aciklayici degil. Sadece mozaiklerin neyi anlattigindan size kisace bildiriyor. Bu kimdir, su sunu sembolize eder degil. Mesela cuzzamli adamin Isa’dan sifa dilenisi, nokta. Aslinda belki fazla bilgi olmamasi da iyi kafa karistiriyor cunku.

Biz orda tek yerli turistler olunca muze muduru Mehmet Bey’in ilgisini cekmis olacagiz, ya da kucuk cocuklar 9da1 oran bas buyuklugu sanat akimi(!)ndan bahsederken bizi dalga gecerken gorunce gelip bir konusma istegi duydu. Daha dogrusu biz ilk oyle zannettik ama genel bir konusma istegi var adamda. Kendini tanittiktan sonra “play” tusuna basti ve anlatmaya basladi. Ilk merakla dinledik sonra baktik konulan mermerlerin damarlarinin anlami uzerine bir tez konusundan bahsediyor (2 arkadasiyla birlikte yazdigi docentlik tezini “efendim benim bunlara ihtiyacim yok benim ismimi sadece tesekkur kismina yazin” diyerek elinin tersiyle itebilecek bir beyefendi kendileri) ve o anda biz koptuk. Cunku bahsettigi sey kahve falindan hallice. Anlamsiz sekilleri tac ve kandile benzetip (oncesinde bize de sordu sizce bu sekil ne diye ama bizden mermer damari disinda birsey cikacak gibi degildi!) bir de bunun uzerine tez konusu yazmis ya biz o noktada koptuk anlattiklarini duyamaz olduk. Zaten o hele bizi hic duymadi birkac soru soralim dedik, bir “pause” yapamadi. Muzeden kacisimiz da boyle oldu zaten. Kacalim kurtaralim kendimizi yoksa birazdan ruya yorumlarina gececekti..

“Stop” dedik ve kendimizi attik disari.

Istikamet?

Asitane!

O da bir dahaki post’a..