Takip Et:

Le Fumoir, Paris

20130908-130636.jpg

Paris’e geçen ay geldiğimizde meşhur Angelina’da pazar brunchımızı yedik. Lezzetli, şık ve pahalıydı ancak oldukça turistik ve yaşlı işiydi. Siz daha ‘parisien’ ve genç bir yer istiyorsanız Le Fumoir doğru adres!
Pazar akşamüstü uçağınız varsa brunch üstü kısa bir müze turu yapmak için ideal çünkü Louvre müzesinin hemen karşısında.
12:00’den önce gidecekseniz yer bulmanız sorun olmaz ama sonrasında öyle hızlı doluyor ki mutlaka rezervasyon yapın.
Menüsü oldukça basit. 2 seçeneğiniz var, ya 24€’ya alkolsüz ya da 30€’ya kokteylli bir brunch. Size kokteylli olanı tavsiye ederim çünkü bloody mary’si muhteşem, fazla alkollü değil merak etmeyin. Ağır bir cumartesi geçirdiyseniz hızlı bir şekilde toparlanmanızı sağlayan cinsten.
Baştan gelen çeşit çeşit ekmekler, tereyağ ve framboaz reçeli soft bir giriş yapmanızı sağlıyor. 4 farklı ana yemek ve 3 farklı tatlı seçeneğiniz var. Risotto, bonfile, eggs benddict’i bir kenara bırakıp bana ağır gelir diye çırpılmış yumurta ve somon söyledim. Bu kadar basit bir yemeği bu kadar lezzetli yapmakta asıl usta aşçılık! Biraz sonra kendinizi, tabağı ekmekle sıyırıp aşçıya methiyeler sunarken buluyorsunuz.
Tatlı bölümünde meyve salatası, çikolatalı kek beni açmadı pancake klasiğiyle takılayım dedim. O kadar yemeğin üzerine biraz fazla geliyor ama üzerinde blueberry sos ve akçaağaç şurubuyla bu da çok lezzetliydi.
Yemekler ve içkiler çok mutlu etse de mekanın ağırlıklı olarak ‘parisien’lere evsahipliği yapması kalbimi çalmasına sebep oldu. Gerçekten Paris’te olduğunuzu hissediyorsunuz.
Paris’e geldiyseniz pazar gününe başlamak için en uygun yer diyebilirim, Times burayı boşuna en iyi yemek yenecek 10 yer arasına koymamış!