Takip Et:

Ajans Serrafoodie

Uzun zaman olmuş Ajans Serrafoodie yapmamışım.

Pek bi aktivite yoktu ondan herhalde.

Festivallerin başlangıcıyla ajanslar da çoğalır.

Ancak neyseki sergiler var, hem de bir sürü!

Hangisinden başlasam.

Bu sene Hollanda’yla diplomatik ilişkilerimizin 400. senesini kutladığımız için bu sergilerde Hollanda’ya ve sanatçılarına rastlamak mümkün.

Aynı tema çerçevesinde bir çok sergi olunca farklı yönlerden inceleme fırsatı buluyorsunuz, daha bi iyi oluyor sanki. Şimdi bakalım neler varmış!

İlk olarak size gezdiklerimden bahsedeceğim, ardından henüz gitme fırsatı bulamadıklarımdan.

Bir tane de geçmiş bir sergi kondurayım da gidemeyenleriniz ne menem bir şey olduğunu biliniz.

∫ƒ § ∫ƒ § ∫ƒ § ∫ƒ

Mimar Sinan Üniversitesi Tophane-i Amire Binası’ndaki Dali Sergisi ağırlıklı olarak taş baskılardan oluşuyordu.

Gala İle Akşam Yemeği, Dali ve Sürrealizm, 3. bölüm olarak da Dante’nin İlahi Komedya’sı’na istinaden Cennet, Cehennem ve Araf.

Bina çok etkileyici olmasına rağmen o kadar iptidai bir şekilde hazırlanmış bir sergiydi ki, pek bir etki yaratamadı bende. Şimdi çok saçma sapan bir betimleme yapmaya çalışarak anlatacağımı umut ediyorum. Hani eskiden bi oyuncak vardı içine film şeridi yerleştirdiğinizde tıkır tıkır sırayla resimleri gösterir bu da öyleydi. Hızlı hızlı bir sürü resim geçiyordunuz.

Son 3 resim teknik bir aksaklıktan ötürü yan duruyor, en kısa zamanda çözeceğim.

∫ƒ § ∫ƒ § ∫ƒ § ∫ƒ

Şimdi Pera Müzesi’ne geçelim. Benim çok hoşuma giden 2 sergi mevcut. İlki 2 kata yayılmış, son derece kapsamlı: Konstantiniyye’den İstanbul’a (21 Ocak – 1 Nisan) 19. yüzyıldan 20. yüzyıla Boğaziçi’nden Anadolu yakası fotoğrafları.

Her taraflarda gökdelenler biterken şimdi tektük kalan ahşap binaları izleyip İstanbul’un nasıl bomboş ve yeşiller içerisinde olduğunu görüp depderin bir iç çekiyorsunuz. Hey gidi heeyyy…

Bakınız Paşabahçe’ye:

Pera Müzesi sergisi bununla sınırlı değil, bir de Sultanlar, Tüccarlar, Ressamlar (21 Ocak – 1 Nisan) var.

Türkiye ve Hollanda arasındaki ilişkilere tanık olacağınız sergide oryantalist resimlerin yanı sıra, video’yla da kısa ama ilgi çekici bir tarih dersi veriliyor. Osmanlı İmparatorluğu ve Hollanda Cumhuriyeti arasındaki ilişkilerin, elçilikte bulunan eserlerin de yardımıyla sergileniyor.

∫ƒ § ∫ƒ § ∫ƒ § ∫ƒ

Sizi şu aralar en favori binama götürüyorum.

Bankalar Caddesi’ndeki Salt Galata’ya!

Osmanlı Bankası için A.Vallaury’nin 19.yüzyıl sonlarında tasarladığı binaya Han Tümertekin 21.yüzyıl dokusu katmış. Bence başarılı da olmuş. İçindeki sergilerden ziyade bina beni mutlu etmekte. Ona daha sonra içindeki restoran Ca’d’oro dan bahsederken değineceğim. Belki ufak bir ipucu…

Benim hiç ama hiç hoşuma gitmeyen bir sergiden bahsedeceğim önce. Türkiye’nin arkeoloji tarihi konu alınıyor, böyle söyleyince çok ilginç geliyor ancak oldukça kopuktu, hemen sıkılıp çıkmak istedim oradan. İnternet sitesinde göremediğim için bitti diye tahmin ediyorum. Yani şanslısınız, pek bir şey kaçırmadınız. Arkeolojiye meraklıysanız arkeoloji müzesinde Osman Hamdi’ye ayrılan bölüm sizin için çok bilgilendirici olacaktır.

Diğer sergi de ”O Zamanlar Konuşuyorduk” (8 Şubat – 22 Nisan).

Modern tarihe tanık oluyorsunuz. ’93-’95 yıllarında hazırlanan sergilerden geriye kalan parçaların gazete kupürleriyle sunulması Türkiye’deki sanat hayatının nasıl aşamalardan geçtiğini görüyorsunuz.

Sürekli bir sergisi de var Salt Galata’nın.

Osmanlı Bankası’na ev sahipliği yapmış binanın tarihi de unutulmamış, resimler ve belgelerle size sunulmuş. Hatta bankanın dev kasasına girme fırsatı bile buluyorsunuz.

Bakınız Salt’ın araştırma bölümündeki ucundan ufacık gözüken kasa girişi:

Eğer dev bina sizi yorduysa da restoranda bir Bloody Mary tavsiye ederim, zira İstanbul’da içtiklerimin en iyisiydi :

∫ƒ § ∫ƒ § ∫ƒ § ∫ƒ

Gittiklerim bu kadar şimdi kısa kısa bilgilendirme yapayım.

En çok heyecanlandıran ilk gitmeyi planladığım, Sakıp Sabancı Müzesi’ndeki ”Rembrandt ve Çağdaşları” (22 Şubat – 10 Haziran) Hollanda akımının bir kolu, uzun zaman var gibi gözüküyor aman kaçırmayın derim.

Yine Sakıp Sabancı Müzesi’nde ”Bir Ülke Değişirken – Tanzimattan Cumhuriyet’e Türk Resmi” sürekli sergi, yeni yapılan galeride. Bence gezmesi çok keyifli, Osman Hamdi Bey, Fikret Mualla gibi dünyaca ünlü ressamlarımıza bir kez daha hayran kalacaksınız.

∫ƒ § ∫ƒ § ∫ƒ § ∫ƒ

Abdi İbrahim İlaç Fabrikası 100. yılını herkesi mutlu edecek bir şekilde kutluyor ve Van Gogh Alive‘i getiriyor. Karaköy Antrepo 3’te tabloların asılları yerine projektörler ve ses sistemleriyle size tablonun içindeymişsiniz hissiyatı vermeye çalışıyor. Denemedim ama kulağa çok ilginç geliyor, mutlaka gidilmeli. İstanbul’da 10 Şubat – 15 Mayıs, Ankara CerModern’de 15 Ekim – 30 Aralık tarihleri arasında.