Takip Et:

Ajans Serrafoodie

Bir Ajans Serrafoodie’de daha sizlerleyiz.

Bu aralar (şaka gibi ama hala!) yazma sıkıntım olunca hadi bari küçük tavsiyelerle geçiştireyim dedim.

1-2 gündür ne yazsam diye kafamda toparlarken, ilham perisi bir anda farklı formlarda karşıma çıktı. Önce bir film/müzik olarak.

Fados De Carlos Saura, Cnbc-e’de yayımlandığında babamdan rica etmiştim de kaydetmişti, bu sayede geç de olsa izleyebildim. Ancak ondan önce soundtrackini almış dinliyordum da pek de birşey ifade etmiyordu benim için, güzel müzik sonuç olarak.

Filmiyle birlikte herşey yerli yerine oturdu.

Öncelikle altyazılarla birlikte şarkı sözlerinin ne anlama geldiğini anlayabildim.

Bir de danslar eklenince üzerine fado’nun tutku yüklü dünyasına daha da bir girmiş buluyorsunuz kendinizi.

Fonda bir de Lizbon’dan görüntüler olunca şöyle bir düşünce de girmiyor değil kafanıza; ‘Acaba Lizbon, İstanbul’un içinde fado olan versiyonu mu?’

Carlos Saura’dan daha önce Carmen ve Salome’yi de izlediğim için sadece dans ve müziğin sizi nasıl ekran karşısına bu kadar farklı duygular içerisinde kilitleyebileceğine aşinaydım neyseki.

Benim favori parçam Toni Garrido’nun seslendirdiği Menina Você Que Tem oldu, hem Toni Garrido’nun yumuşak sesi, abartılı olmayan dans ve de şarkı sözleri (linkini yazdığım videoda ispanyolca alt yazı bulabilirsiniz, hadi google translate’le biraz uğraşın, herşeyi de foodie’den beklemeyin) oldukça hoşuma gitti.

İlham kaynağı derken yazının giriş bölümü kendi içerisinde bir tavsiyeye dönüştü. Bu sebeple, dvd’sini bulamazsanız bile soundtrack satılıyor, onu mutlaka alın ve de dinleyin. Bir de Cnbc-e’yi takip edin belki tekrar yayınlarlar.

∫ƒ § ∫ƒ § ∫ƒ § ∫ƒ

Madem müzikten başladık şimdi de konserlerle devam edeyim.

Ama hangi birinden başlayacağımı şaşırdım, o kadar çok ki.

Beni en çok heyecanlandıranlardan başlayalım.

O sebeple biraz İKSV’ye çalışacağım gibi gözüküyor.

Salon İKSV’de 2 Belçikalı grup beni çok mutlu etti, ilki 17-18 Mayıs tarihlerinde konser verecek olan Hooverphonic, ikincisi ise 20-21 Mayısı kapan dEUS.

Hooverphonic’in en bayıldığım parçası ‘mad about you‘, sadece bunu dinlemek için bile gidilir bu konsere.

feel the vibe, feel the terror, feel the pain

it’s driving me insane

i can’t fake

for god sakes why am i

driving in the wrong lane

trouble is my middle name

but in the end i’m not too bad

can someone tell me if it’s wrong to be so mad about you

Belçika’nın ikinci medarı iftiharı için de fikir sahibi olmanız açısından tavsiye edeceğim parça ‘nothing really ends‘ :

i once told a friend

that nothing really ends

no one can prove it

so i’m asking you now

Gözlerinizi kapayıp dinleyin nerde, kimin yanında, hangi duygular içerisinde olmak istersiniz bilmiyorum ama Salon İKSV’de Hooverphonic ve de dEUS karşınızda (yanınızda kim olacağını artık siz bilirsiniz), çok keyifli anlar geçirme şansınız var.

Aslında konser tavsiyemi bu hafta için bununla sınırlı tutmak isterdim ama 18.İstanbul Caz Festivali programı elime geçtiğinden dolayı sizinle paylaşmak istiyorum. Ben Lalekart üyesi olarak 4 Mayıs tarihinde biletlerimi almayı planlıyorum, eğer Lalekart’ınız yoksa 7 Mayıs’ta Biletix’ten alabilirsiniz. Her konser birbirinden efsane olmasına rağmen benim tercihlerim şu yönde olacak :

Jamie Cullum ismini daha önce hiç duymamıştım, ancak caz, pop ve rock’ı birleştirmesi oldukça ilgimi çekti. Sırf bu sebeple 06/07/2011’de satralistanbul Kıyı Amfi’de olacağım.

Tribute To Miles‘, yine Salon İKSV’de ‘Tutu revisited’ konserini dinleme fırsatı bulduğum ve hayran kaldığım Marcus Miller bu sefer Herbie Hancock, Wayne Shorter ile birlikte 07/07/2011’de Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi’nde. Bu tarz konserler için büyük konser salonları açıkçası pek tercihim değildir. Salon İKSV gibi performans salonları sizi daha da bir müziğin içine sokuyorlar, ancak bu isimler geldikten sonra Cemil Topuzlu Açıkhava’daysa gitmem kaprisi yapacağımı hiç zannetmiyorum.

A Strange Place For Jazz‘ en çok heyecanla beklediğim konser, klasikten uzaklaşarak daha yenilikçi bir tarz benimseyen isimler karşımıza çıkacak, bunlardan size en tanıdık gelebilecek isim İlhan Erşahin ‘Love Trio’. Tersane Sahnesi de daha önce gitmediğim bir yer, yanılmıyorsam zaten açılışını bu konserle yapıyor.

Sing The Truth!‘ , Anjelique Kidjo, Dianne Reeves ve Lizz Wright gibi cazz’ın usta kadınlarının diğer afro-amerikan kadın yıldızlara saygılarını sunar bir show niteliğinde. Kaçırmak yazık olur diye düşünüyorum, 12/07/2001’de Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi’nde.

Neredeyse her gün konser ne kadar zorlar bilmiyorum ama bunu da atlayamazdım 13/07/2011‘de Randy Crawford & Joe Sample ve hemen ardından Natalie Cole sahneye çıkıyor, bu gece kesinlikle caz’a doyacağız.

Temmuz resmen konser ayı oldu, şimdi hatırladım 8’inde de Bon Jovi konseri vardı, acaba bünyem kaldırabilecek mi?

İzleyin ve görün.

∫ƒ § ∫ƒ § ∫ƒ § ∫ƒ

Madem sanatsal aktivitelerden gidiyoruz bir de tiyatro tavsiyesinde bulunalım bari.

E.S.E.K.‘i bilir misiniz?

Espri Standartları Enstitüsü Kurumu,

Bizim arkadaş gurubumuzda da önemli bir yeri olan ‘beraber eğlenemeyen insanlar, beraber bir gelecek kuramazlar’ mottosu baz alınarak rahmetli Gökhan Semiz ve Uğur Uludağ tarafından kurulmuş ve de kurulduğu tarihten bu yana (15 senedir) çok eğlenceli işlere imza atmışlar. Bizim E.S.E.K serüvenimiz ‘3.Türden Yakın İlişkiler’ ile başladı ve o gün bugündür hiçbir oyunlarını kaçırmadık. Bol doğaçlamalı, interaktif tarzda geçen oyunlar görüyorsunuz ki oyuncular da en az sizin kadar eğleniyorlar.

Biz geçtiğimiz hafta bu sezonun son oyunu olan ‘Sen Olmasaydın’a gittik, Yosi Mizrahi (bizi E.S.E.K’e bağlayan en önemli sebeplerden biri) ve Yağmur Kaşifoğlu kadın-erkek ilişkilerinden yola çıkılarak yazılan metni son derece gerçekçi bir şekilde sunuyorlar. Öyle ki oyundan sonra elele evlerine gidecekler filan diye düşünüyorsunuz. (Bu arada öyle birşey yok Yağmur Hanım Uğur Uludağ’ın eşi)

İnteraktif oyun demiştim ya, bir bölümde oyunculardan birini sahneye bile alıyorlar. Son oyundaki sazan da bizim Öykü oldu, bu sayede daha da unutulmaz bir gece haline geldi bizim için.

Bence yakıştı da oraya!

İşte bu ekip yeni oyunuyla 6 Mayıs’ta karşınızda. ‘3. Türden Yakın İlişkiler – Başlangıç‘ serinin son, ya da sona bırakılan ilk oyunu. Bizi şu ana kadar hiç hayalkırıklığına uğratmadıkları için iç rahatlığıyla size tavsiye edebilirim.

∫ƒ § ∫ƒ § ∫ƒ § ∫ƒ

Herhalde Ajans Serrafoodie, foodie tavsiye olmadan sonlandırılamazdı.

O sebeple sizi sadece Türk şaraplarının satıldığı Sensus Şarap Butiği (0212 245 5657) ile tanıştırmasam olmazdı. Galata’daki Anemon Otel’in alt katında bulunan mekan aynı zaman da oturup keyifli bir sohbetle birlikte şarap ve şarküteri tabağınızın tadını çıkarabilme fırsatı da sunuyor.

Butiğin bilgili elemanlarının size tavsiyede bulunmasına fırsat verin çok güzel sonuçlar alıyorsunuz. Türk şaraplarına karşı önyargılı yaklaşan bir kişi olarak Türkiye’nin dünyada 4. büyük şarap üreticisi olduğunu öğrendim, İtalya, Fransa ve İspanya’dan sonra gelmekteyiz ve de kalite açısından hiç de küçümsenecek şaraplar üretmiyormuşuz. Onu da zaten butikteki ödüllü şaraplardan anlayabiliyorsunuz.

Biz o gün 3 çeşit şarap denedik; Sevilen Centum Syrah, Urla Nero D’Avola & Urla Karası ve de Kavaklıdere Öküzgözü Pendore. Hepsi de oldukça hoşumuza gitti, şarap yönünden bir şikayetimiz olmasa da peynir ve şarküteri tabağı bize biraz hafif geldi. Anlıyorum orası bir butik ancak gidip orada tadım yapan da birçok müşterileri var, o sebeple şarabın yanında eşlik edecek daha geniş bir mönü sunabilirlerdi.

 Benim çok hoşuma giden şöyle bir hizmetleri daha var, siz onlara o akşam yemekteki mönünüzü söylüyorsunuz, onlar da size uygun bir şarap listesi çıkarıyorlar. Hem misafirlerinize sükse yapmanızı sağlıyorlar hem de yemeğe baskın çıkan ya da yanında kaybolan bir şarap yerine birbirini destekleyen tatlarla güzel bir davet vermiş oluyorsunuz.

Galata taraflarına yolunuz düşerse uğramadan geçmeyin, birşey almasanız bile şöyle bir gezebilirsiniz, türk şarapları hakkında fikir sahibi olmanızı sağlarlar.

 ∫ƒ § ∫ƒ § ∫ƒ § ∫ƒ

Evet sayın okuyucular..

Bir ”Ajans Serrafoodie”nin daha sonuna geldik. Umarız size faydalı bilgiler sunabilmişizdir. Sonraki Ajans Serrafoodie’de görüşmek üzere, her nerde yeniyor ve içiliyorsa..